İlişkisel Travma Tarama Formu
Bireyin geçmiş dönemlerde yaşamış olduğu her türlü ilişkide yaşadığı travmalar, ilişkisel travma tarama formu üzerinden değerlendirilir. Genel olarak travmalar sonucunda bireylerin bilinçaltları bu durumdan ciddi anlamda etkilenir. Buna bir de yaşanılan ilişkilerdeki travmalar eklendiğinde, bunların aşılmaması halinde bireylerin yaşamları bu durumların etkilerini içerisinde taşır.
Yaşanmış olan yakın ilişkilerde ortaya çıkan travmatik deneyimler, ilişkisel travma geçmişi olarak değerlendirilir.
Bireyin karşı karşıya kaldığı travmalar başta kendine ait güven duygusunu olmak üzere duygusal anlamda iyiliğini, ilişkisel olarak becerilerini ve benlik saygılarını ciddi anlamda etkileyebilir.
Genel olarak ilişkisel travma geçmişi duygusal şiddet, aşırı derece kontrol, güvensizlik ya da aldatılma gibi zararlı olan dinamikler sonrasında kendini gösterir.
Herhangi bir ilişki içerisindeki bireyin şiddet ve istismar durumu ile karşı karşıya kalması, başta duygusal sağlık olmak üzere yaşam kalitesini de ciddi ölçüde etkiler. Şiddet yalnızca fiziksel anlamda karşı tarafa uygulanmaz.
Aynı zamanda bireyin kendine olan özsaygısının zarar görmesine neden olmak ve kişiliğini küçümsemek de duygusal şiddet olarak değerlendirilir. İstismar kavramı ise kendi içerisinde ekonomik, cinsel, zihinsel, duygusal ve sosyal olarak kendi içerisinde ayrılır.
Tüm bu kavramların her biri, bireylerde çok ciddi etkilerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Öyle ki pek çok birey, ilişkileri esnasında yaşadığı şiddet ve istismar deneyimi sonrasında kendini ciddi anlamda kötü hisseder. Bu durum da yaşamlarında olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına sebebiyet verir.
Çeşitli konularda ilişkisinde travmatik deneyimler ile karşılaşmış olan bireyler için yeni ilişkilerinde güven hissini tekrardan inşa etmeleri son derece zordur. Karşısındaki tam olarak bağlanma konusunda sorun yaşayan bireylerin sahip oldukları bu durum onların ilişkilerini sağlıklı şekilde sürdürmelerini olumsuz şekilde etkiler.
İlişkisel travma tarama formu ile beraber yaşanılan bağlanma ve güven sorununun nedenleri ile alakalı çok daha net bilgiler elde edilmiş olur. Önceki ilişkilerde karşı karşıya kalınmış olan durumların kişiye etkilerinin belirlenmesi sonrasında bu durumun giderilmesi adına nelerin yapılması gerektiğiyle alakalı bilgiler çok daha kolay elde edilir.
Yakın ilişkiler içerisinde olan bireylerin bir kısmı, var olan güven ve bağlılık duygularının tehditte olduğu düşündüklerinde ortaya ciddi bir kaygı hissi çıkar.
Korkuya dönüşen bu durum sonucunda birey ilişkisinde duygusal olarak güvensizlik hissi ile karşı karşıya kalırlar. Bağımlılık, aşırı düzeyde hassasiyet, aşırı kaygı durumu ve duygusal çöküş gibi farklı duygusal ile davranış tepkilerin ortaya çıktığı görülebilir.
Bu korkunun temeli incelendiği zaman da görülebileceği üzere travmatik ilişki deneyimleri ve bağlanma teorisi kendini gösterir. Özellikle de daha önceki ilişkisinde travmalar ile karşı karşıya kalan bireylerde bu korku sıklıkla ortaya çıkar.
Karşı karşıya kalınan ilişkisel travma sonrasında hissedilenler kimi zaman somutlaşmış etkiler ortaya koyarlar. Bu etkilerin başında gelen ise kronik strestir. Uzun süreli stresin sonucu olarak vücuttaki kortizol seviyesinde artış meydana gelir. Bununla beraber hormonal dengesizlik, diyabet, kalp rahatsızlıkları ve bağışıklık sisteminde zayıflama sorunları baş gösterir.
Gerilimi tipi baş ağrısı ve migren ile karşılaşma sıklığı da yaşanılan travmalara bağlı olarak artar. Kaygı ve duygusal stres yaşayan bireyler bunların vücutlarında birikmesi sonrasında kas spazmları ve kas gerginliği ile karşı karşıya kalırlar.
İlişkisel anlamda travmalarla karşı karşıya kalmış bireyler uykusuzluktan şikayetçi olurlar. Kişi sürekli tetikte olmasından dolayı düşük kalitede uyku sorunundan mustarip olur.
İçerisinde bulunduğu ilişkide travma yaşamış olan bireylerde güvensiz bağlanma biçimlerinin geliştiği görülebilir. Bireyde düşük özsaygı oluşurken kendilik algısı da ciddi anlamda zarar görebilir.
İlişkisel travma yaşamakta olan bireylerin yaşadıkları duygusal yük ve acı sebebi ile depresyon riski ile karşı karşıya kalırlar. Panik atak ve kaygı durumu da yine ilişkisel travma yaşayan bireylerin en sık karşılaştıkları bir durumdur. Bu durum onların yeni ilişkilerinde de sağlıklı karar verilme düzeyini olumsuz anlamda etkiler.
İlişkisi esnasında travmatik deneyimler yaşamış olan bireylerde uzun süreli şekilde kendini gösteren stres bozukluğu, ilişkide travma sonrası stres bozukluğu olarak isimlendirilir. Gerekli müdahalelerin yapılmaması durumunda yaşanılan duygular travma sonrası stres bozukluğunun ortaya çıkmasına sebebiyet verir.
Yukarıdaki belirtiler, bireylerde ilişki sonrasındaki travma stres bozukluğu için belirlenmiş olan belirtilerdir. Bunların ortaya çıkması sonrasında kişinin ilişki ve yaşam kalitesini yüksek tutması adına psikolojik olarak profesyonel destek alınması oldukça önemlidir.
Bir bireyin geçmiş zamanında yaşamış olduğu ilişkilerindeki travmaların etkilerinin anlaşılması adına kullanılan değerlendirme aracı, ilişkisel travma tarama formu olarak adlandırılır.
Bu araç düşünülenin aksine yalnızca romantik ilişkilerdeki travmalar için tercih edilmez. Aynı zamanda aile içindeki, arkadaşlık ve yakın ilişkilerde yaşanılan travmalar konusunda da ilişkisel travma tarama formu kullanılır.
Geçmiş dönemlerde yaşanan ilişkilerden kalan travmalar, bireylerin hem psikolojilerini hem de diğer bireylerle yaşamakta oldukları ilişkileri etkiler. Bunların tanımlanması ve travmanın bireydeki şiddetinin belirlenmesi; ilişkisel travma tarama formunun kullanılmasının temel amaçlarının başında geliyor.
Aynı zamanda değerlendirmenin yapılması ile beraber yaşanmış travmaların kişideki psikolojik ve duygusal etkileri de çok daha iyi şekilde belirlenir. Yaşanılan durumların davranışlara olan etkisi, ilişkiler içerisindeki bağlanma stillerini oluşturması, fiziksel belirtiler sunup sunmadığı gibi çeşitli durumlar hakkındaki bilgiler de formun değerlendirmesi sonucunda elde edilmek istenilen amaçlar arasında yer alır.
Başarılı bir şekilde ilişkisel travma tarama formuyla gerekli bilgilerin elde edilmesi adına bazı unsurların dikkatlice değerlendirilmesi gerekir. Bu unsurların başında gelen ise travmatik deneyimlerin doğru şekilde belirlenmesidir.
Daha sonrasında travmaların kişideki psikolojik ve duygusal etkileri, bedensel olarak oluşturduğu tepkiler de yine önemli unsurlardır. Geçmişteki ilişkilerin şu andaki ya da gelecekteki ilişkilerine nasıl yansıdığı da yine değerlendirme aracına dahil olan temel unsurlar içerisinde kendine yer buluyor.
Yaşanmış olan geçmiş ilişkilerdeki travmaların tanımlanması, bu travmaların ne kadar şiddetli ve sık şekilde ortaya çıktığı; yapılacak değerlendirme ile net olarak belirlenir.
Aynı zamanda yaşanmış olan travmaların kişinin duygu durumları üzerindeki etkilerin anlaşılması, bireyin yaşamakta olduğu ilişkilerindeki dinamiklerin travmalardan etkilenme durumu gibi farklı konularda en iyi bilgiler ilişkisel travma tarama formu aracılığı ile elde edilir.
Yapılacak olan detaylı incelemeler sonrasında kişilerin fiziksel, psikolojik şekilde yaşamış olduğu etkiler hakkında alınan bilgiler sayesinde başarıl adımların atılması mümkün olur.
Çift uyum ölçeği konusunda ilişkiler karmaşık ve çok yönlüdür. Ödüllendirici ve zorlayıcı olabilirler ve bir…
Çiftler arası ilişkilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi için geliştirilen prepare - enrıch değerlendirmesi evlilik öncesi,…
Kişilerin anksiyete, depresyon ve stres durumlarını ölçmek amacıyla kullanılan ölçeğe dass-21 ölçeği denir. Ölçek her…
Bir bireyin yaşamış olduğu depresyonun şiddetinin öğrenilmesi ve tedaviye ya da terapiye gereksinim olup olmadığının…
Kişinin ruh dünyasında yaşamış olduğu olumsuz durumlar, günlük yasam işleyişine yansıyabiliyor. Duyguların ifade edilmemesi, beynin…
Günümüz dünyasında depresyonun hiç olmadığı kadar ön planda olup insanları etkilemesi, PHQ-9 (hasta sağlık anketi)…