Günümüzde çiftlerin çocuk sahibi olma konusunda anlaşmazlık yaşadıkları sıkça görülen bir durumdur. Bu anlaşmazlık ilişkiyi ve evliliği olumsuz yönde etkilediği için anlaşmazlığı çözüme kavuşturmak gerekir. Bu konuda terapi desteğini almak çiftler için olumlu sonuçlar oluşturan bir durumdur.
Çiftlerden biri çocuk sahibi olmak isterken diğeri çocuk istemiyor olabilir. İki farklı görüşe sahip olan çiftin ortak bir karara varamaması çocuk sahibi olma anlaşmazlığı olarak adlandırılır.
Her bireyin çocuk konusunda bireysel karar verme hakkı olduğundan ortak kararının alınması kavgalara, tartışmalara ve ilişkilerde ayrılma sorunlarına neden olabilir. Ancak bu anlaşmazlığa karşı uzman desteğinin alınması ortak karar alınmasına veya tarafların partnerini anlamaya çalışmasına yardımcı olur.
Bir insanın çocuk sahibi olmak istememesi için sebeplere ihtiyacı vardır. Bu konuda ortaya koyulabilecek birçok sebep vardır.
Bu sebepleri şöyle listelemek mümkündür;
Bunların yanı sıra bireylerin herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın çocuk yapmak istemedikleri de görülür. Bu durumda çocuk isteyen tarafın kararın değişmesi yönünde çalışmalar yapmasına ihtiyaç vardır.
Bireylerin çocuk sahibi olmak istememelerindeki sebepler arasında iyi ebeveyn olamama inancı yer alır. Çocuğun bakımı, eğitimi ve ilerleyen yaşları göz önüne alındığında iyi bir anne ya da baba olmamak korkutucudur. Bu nedenle pek çok insan çocuk yapmaya sıcak bakmaz. Özellikle iyi bir ailede yetişmeyen bireylerde bu inanç daha yaygın olarak görülür.
Çocuk sahibi olmak kadın veya erkeğe büyük bir sorumluluk yükler. Çocuk olduktan sonra kişinin kendi yanı sıra başka bir varlığı daha düşünmesi gerekir. Onun bakımı, beslenmesi ve yetiştirilmesi hayatın ona adanmasına neden olur.
Bu durum sorumluluk duygusu yüksek olmayan kişiler için zahmetli olur. Bu nedenle sorumluluk almayı tercih etmeyen kişiler çocuk sahibi olmaktan uzak dururlar.
Çocuk sahibi olmak istenmemesinin bir diğer nedeni sağlık sorunlarıdır. Bu sebep genellikle kadınlar için görülür. Kadın doğum organlarında görülen bir sağlık sorunu çocuk istemekten kadının uzaklaşmasına neden olur. Kistler, kanserler ve diğer sorunlar en önemli örneklerdir.
Çocuk sahibi olmak istenmemesinde psikolojik sağlık sorunları da etkilidir. Kişinin kendine güvenmemesi, iyi bir ebeveyn olamama inancı, takıntıları ve kaygıları da bu isteksizliğin nedenlerini oluşturur.
Bir bireyin çocuk istememe nedeni eşine veya partnerine karşı güvensizlik duyuyor olması olabilir. İyi bir anne veya iyi bir baba olacağına inanılmayan birinden çocuk yapmak uzun vadede büyük sorunlara neden olabilir. Bu durumda çocuk yapmaktan uzak durmak iyi bir tercih olarak görülür.
Eşi tarafından geçmişte aldatılan bir kadın ya da erkek çocuk istemeyebilir. Bunun nedeni çocuğun sorumluluğunu tek başına almak zorunda bırakılma korkusu olabilir. Bu durumda çocuk sahibi olmaya karar verilmesi için güvensizlik sorununun çözülmesi gerekir.
Kişinin çocuk istememe sebebi ekonomik olabilir. Çünkü bir bebeğin doğumdan itibaren başlayan süreçte yapılması gereken çok fazla masraf vardır. Bu masrafların karşılanamayacağı korkusu çocuk fikrinden uzak durmaya neden olur.
Çocuğun yaşı ilerledikçe eğitim ve diğer ihtiyaçları artacaktır. Bu da anne veya babanın iyi bir gelire sahip olması gerekliliğini ortaya çıkarır. Buna sağlayamayacağını düşünen kişilerin bebek fikrinden uzak durmaları mümkündür.
Çocuk sahibi olunduğunda kadına düşen görev erkeğe göre daha fazladır. Bu nedenle kadının çocuk fikrinden uzak durması mümkün olur. Özellikle iyi bir eğitim alan ve kariyer hedefi olan kadınlar çocuk sahibi olmayı istemezler.
Bunun yerine çalışarak ekonomik yönden güçlü kalmayı tercih ederler. Doğum olduğu takdirde minimum 6-12 ay aralığında işten ayrılmak zorunda kalınacağı için kadınların bunu tercih etmedikleri görülür.
Çocuk sahibi olmak istenmemesinde ortaya koyulabilecek sebeplerden birisi vücut deformasyonunun istenmemesidir. Kadınlar için söz konusu olan bu sebep gebelikten uzak durmaya neden olur.
Çünkü günümüzde pek çok kadının hamilelik sonrasında kilolarını veremediği görülür. Ayrıca hamilelik kaynaklı vücutta sarkma ve çatlaklık gibi deformasyonlar görülür. Bunları yaşamak istemeyen kadınlar çocuk sahibi olmayı tercih etmezler.
Kadın veya erkeklerin çocuk sahibi istememe sebepleri birbirinden farklı olarak görülür. Bir kadının çocuk istememesinin arkasında şu sebepler yer alabilir; kilo almak istememe, vücut deformasyonunun olmasını istememe, kariyer yapmak isteme, çocuk sorumluluğunu yüklenmek istememe ve anneliğe kendini uygun hissetmeme gibi sebeplerdir.
Kadının çocuk konusundaki kararından vazgeçmesi ortaya koyulan sebeplerin ortadan kaldırılması veya yanlış düşünüldüğünün anlatılması ile mümkün olur. Örneğin kadına iyi bir anne olacağı empoze edilmeye çalışılabilir. Bunun dışında kilo ve deformasyon sorunlarının geçici olduğuna inandırılması da kararından vazgeçmesinde etkili olabilir.
Kadınlar dışında erkeklerde çocuk sahibi olmak istemeyebilirler. Bu isteksizliğin nedeni sorumluluk almak istememe, maddi sorumluluklar ve ilişkiye bağlanmak istememe olarak sayılabilir.
Özellikle özgür ruhlu olan erkeklerin çocuk büyük bir sorumluluk oluşturacağı için bu durumdan kaçtıkları görülür. Bunun dışında maddi yönden çocuğun masraflarının karşılanamayacağını düşünmesi bu kararı almasına neden olur.
Çiftler arasında yaşanan çocuk sahibi olma anlaşmazlığının çözümü merak edilir. Bu anlaşmazlığın çözüme kavuşması için iki tarafa da büyük bir görev düşer. Çözüm için ilk olarak çiftin karşılıklı konuşması gerekir.
Bu konuşmada neden çocuk istenmediği anlaşılmaya çalışır. Taraflar birbirini dinleyerek ortak bir karara varabilir. Orta yolu bulmak için iki tarafında kendinden bir miktar ödün vermesi gerekir.
Çocuk sahibi olma anlaşmazlığın bireysel olarak çözülemediği durumlarda tarafların uzman desteklerine başvurmaları gerekir. Psikiyatrist veya psikologlar tarafından verilen destek ve gerçekleşen görüşmeler sayesinde tarafların anlaşması mümkün olur.
Çiftler arasında sıklıkla görülen çocuk sahibi olma anlaşmazlığının çözüme kavuşması tarafların genel isteğidir. Ancak bu sorunun her zaman çözülmesi mümkün olmaz. Her iki tarafında kişisel tercihlerinden veya kararlarından vazgeçmiyor olması yapılan çözüm girişimlerinin başarısız olmasına neden olur.
Çocuk sahibi olma anlaşmazlığı çözülmezse çiftler arası tartışmalar artış gösterir. Bu anlaşmazlık ilişkinin bozulmasını beraberinde getirir. Bunun dışında anlaşmazlığın çözülmemesi boşanmaya veya ilişkinin bitmesine neden olur.
Çiftler arasında yaşanan çocuk sahibi olma anlaşmazlığının uzmanlar eşliğinde çözülmesi mümkündür. Çift terapileri veya evlilik terapileri bu amaçla kullanılabilir. Terapi Koltuğu uzmanları aracılığıyla alınan bu terapiler sayesinde çiftlerin ortak karar almaları sağlanır. Bu karar bazı durumlarda çocuk sahibi olmaya karar vermeye veya çocuk sahibi olmamaya karar verme şeklinde görülür.
Terapi Koltuğu terapistleri çiftlerin birbirini dinlemesini sağlar. Kararın sebeplerinin öğrenilmesi veya tarafların birbirini anlamaya başlamaları anlaşmazlığı ortadan kaldırma açısından önemlidir. Düzenli uygulanan terapiler ile çiftlerin ortak bir karar almaları sağlanabilir. Bu nedenle çocuk sahibi olma konusunda çıkmaza giren kişilerin terapi randevusu almaları gerekir.
Çift uyum ölçeği konusunda ilişkiler karmaşık ve çok yönlüdür. Ödüllendirici ve zorlayıcı olabilirler ve bir…
Çiftler arası ilişkilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi için geliştirilen prepare - enrıch değerlendirmesi evlilik öncesi,…
Kişilerin anksiyete, depresyon ve stres durumlarını ölçmek amacıyla kullanılan ölçeğe dass-21 ölçeği denir. Ölçek her…
Bir bireyin yaşamış olduğu depresyonun şiddetinin öğrenilmesi ve tedaviye ya da terapiye gereksinim olup olmadığının…
Kişinin ruh dünyasında yaşamış olduğu olumsuz durumlar, günlük yasam işleyişine yansıyabiliyor. Duyguların ifade edilmemesi, beynin…
Günümüz dünyasında depresyonun hiç olmadığı kadar ön planda olup insanları etkilemesi, PHQ-9 (hasta sağlık anketi)…