İlişkilerde Yalan Söylemenin Sonuçları
Çiftler için ilişkide yalan söylemenin sonuçları dışarıdan bakıldığı zaman çok yüzeysel olarak görülebilir. Ancak derinlere inilmeye başlandıkça yalan söylemenin getirdiği sıkıntılar, ilişkinin dinamiğini ciddi anlamda etkiler. Konuyla alakalı ne kadar doğru şekilde adımlar atılırsa, elde edilecek sonuçlar da o denli etkili olur.
Bireyin içerisinde yer aldığı ilişkide yalan söylemesinin temelinde çeşitli sebepler yatar. Başta korku ve endişe olmak üzere suçluluk duygusu, utanç, ilişki içerisinde kontrolü sağlama isteği, kendini koruma, içsel anlamda güvensizlik, çatışmadan kaçma gibi çeşitli nedenlerin sonrasında yalan söyleme durumu söz konusu olur. Özellikle de yalan söylemenin alışkanlık haline gelmesiyle beraber başta aşağıdakiler olmak üzere farklı sorunlar ilişkide kendini göstermeye başlar.
Yalan söylemenin var olduğu bir ilişkide ortaya çıkan en önemli sonuçların başında güven kaybı gelir. İlişkinin yapı taşlarından bir tanesi olan güvenin kaybolması sonrasında bunun tekrardan inşa edilmesi son derece zordur.
İlişkideki güvenin kaybolmasıyla beraber temel iletişim kanalı zedelenir. En ufak bir olumsuzluk durumunda, sonuçlar tahmin edilenden çok daha ciddi bir hale gelebilir.
Söylenmiş olan yalanlar, karşı taraftaki bireyin söylediklerinin yanlış yorumlanmasına sebebiyet verebilir. Çünkü yalanı söylemiş olan kişi gerçeği çarpıtabileceği için söylemiş olduklarının anlamında da değişimler söz konusu olabilir.
Kişinin bir kere yalan söylediğinin anlaşılması durumunda daha sonrasında söyledikleriyle alakalı partnerinin aklında soru işaretleri oluşur. Yalan söylemenin devam etmesi ile beraber de ikili arasındaki ilişkide iletişimsizlikten kaynaklı son derece ciddi anlamda sorunlar kendini gösterir.
İlk başlarda ilişki içerisinde yalan söylemenin çok etkisi yokmuş gibi görülse de zamanla çift arasındaki ilişkide zayıflamalar söz konusu olur. Bunun olmasındaki en temel nedenlerin başında ise güvenin sarsılması geliyor.
Yalanın söylenmesiyle beraber ilişkideki güven direkt olarak sarsılır. Güvenin sarsılmasıyla beraber daha öncesinde son derece tutkulu şekilde ilerleyen ilişkide sorunlar ortaya çıkmaya başlar.
Bu sorunun kendini gösterdiği ilk zamanlarda etkileri çift tarafından çok fazla görülemeyebilir. Lakin ilerleyen zamanlar ile beraber ilişkinin zayıflamaya başladığı hissedilebilir. Yaşanılan durumla alakalı gerekli adımların atılmaması neticesinde de ayrılıkla dahi sonuçlanabilecek olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kalınır.
Duygusal anlamda karşılıklı olumlu hislere sahip olmak, ilişkide son derece büyük öneme sahip olan konular arasında yer alıyor. Çift arasındaki duygusal uyum ne kadar yüksekse, ilişki esnasında keyifli şekilde zaman geçirme olasılığı da aynı oranda yüksek hale gelir.
Fakat ilişki içerisinde yalan söylenmesi ve bunun karşı tarafça fark edilmesiyle beraber aradaki duygusal bağ da zarar görmeye başlar. Yalanlar sonucunda partner duygusal anlamda yalnızlaşmaya başlayabilir. Yalan söylemiş olan kişinin gerçeği gizlemesi sonrasında duygusal anlamda ihtiyaçlarını paylaşmaktan kaçınma eğilimi gösterir.
Yalanlar sonucunda partner duygusal anlamda yalnızlaşmaya başlayabilir. Yalan söylemiş olan kişinin gerçeği gizlemesi sonrasında duygusal anlamda ihtiyaçlarını paylaşmaktan kaçınma eğilimi gösterir.
Bireyin yalan söylemesi sonrasında yalnızca ilişkideki iletişimde ve güvende zayıflama sorunu söz konusu olmaz. Bunun yanı sıra kişinin iç dünyasında da derin düzeyde içsel suçluluk ve stres yaşayabilir.
Birey doğru söylemediğinin farkında olduğu için var olan durumdan kaynaklı kendini suçlu hisseder. Yaşamış olduğu içsel çatışmalar ile beraber de hem duygusal hem de zihinsel anlamda sağlığı olumsuz şekilde etkilenir.
Gerçekleri gizlemiş olan kişi, bunun ortaya çıkmaması adına devamlı olarak daha fazla yalan söylemesi gerektiğini hisseder. Bunun sonucunda da sürekli olarak gerilim hisseder. Yalanların ortaya çıkmadan önce gizlenmesi için çaba gösteren kişi, kendini her zaman stres içerisine sokar. Bunun beraberinde de zihinsel ve duygusal olmasının yanı sıra fiziksel olarak da yorgunluk hissetmeye başlar.
Söylenmiş olan yalanlar çift arasında kıskançlık ve şüphe duygularının kendini göstermesine sebebiyet verebilir. Partnerlerin birbirlerine olan güvenlerinin zarar görmesine sebebiyet verir. Yalanın fark edilmesiyle beraber karşı tarafın aklında soru işaretleri oluşmaya başlar. Böylece yalnızca o andaki değil geçmiş dönemdeki davranışların da sorgulanması sorunu ortaya çıkar. Karşı taraf devamlı olarak partnerini sorgulama eğilimi gösterir.
İlişkinin temel taşlarından biri olan güvenin sarsılmasıyla beraber, daha öncesinde yapılmamış olan eylemler yapılmaya başlanabilir. Sürekli olarak sorgulamalar, telefon karıştırma gibi eylemlerin sonrasında ilişkide beraberinde ciddi sonuçları getiren durumlar ortaya çıkar. Öyle ki kimi zaman bu durumun sonucuna ayrılık ile sonuçlanan bir sürece girilir.
Hangi nedenle olursa olsun fark etmez, ilişkide yalan söyleyen kişi eğer ki yaptığının yanlış olduğunun farkında olursa bunun sonucu kendine olan özgüveni sarsılır. Gerçeklerin gizlenmesi, bireyin sahip olduğu etik anlayışına aykırı olabilir.
Başkalarına güven vermek adına yalan söyleme eğilimi gösteren kişi kendi iç dünyasında güven kaybı yaşayabilir. Yalan söylerken vicdan azabı yaşamakta olan kişinin özgüveni zedelenir. Çünkü yanlış bir şey yaptığını biliyor olsa da içerisinde yer aldığı durumdan ötürü bunu düzeltemediği için suçluluk duygusu ile karşı karşıya kalır.
Yaşamakta olduğu ilişki içerisinde yalan söyleyen birey, duygusal dengesini ciddi şekilde etkileyebilecek içsel çatışma ile karşı karşıya kalır. Bireyin değerlerini, inançlarını ve düşüncelerini olumsuz olarak etkileyen içsel çatışma, yalanlar ile beraber tetiklenebilir. Söylediği yalan sonrasında ikilem yaşayabilir.
Bu ikilem ile beraber duygusal anlamda kendini tüketirken yaşadığı bu durum ilişkisine de ciddi anlamda yansır. Karşısındaki kişiye haksızlık yaptığını düşünen birey, diğer taraftan bunu yapması gerektiğini düşünmesi sonrasında ikilemli şekilde ilişkisini yaşamak zorunda kalır.
İlişki içerisinde yalan söylenmesi durumunda çoğunlukla partnerin hissetmiş olduğu ihanet duygusunun tetiklenmesi sonucunu geliştirir. İhanet olarak tanımlanan kavram, bir kişinin var olan güveni kötüye kullanması ve ilişkiyi manipüle etmesi ile alakalıdır. Yalan da güven ihlali yaratır. Bunun sonucunda partneri ilişki ile alakalı sadakat ve gelecek konuları hakkında şüphe içerisine düşer.
Birey yalanla karşı karşıya kaldığında, ilişkisinin doğruluğu ile alakalı soru işaretlerine sahip olur. Sonucunda ise sürekli olarak ilişkisini sorgulama eğilimi gösterir. Yaşadığı ilişkinin geçmişi ile alakalı da soru işareti olan birey, birey kendini hem ilişkiyi yaşadığı zamanlarda hem de geçmişte ihanete uğramış olduğunu düşünebilir.
Ciddi oranda psikolojik ve duygusal sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet veren yalan söyleme durumu ile başa çıkmak, bazı adımların atılmasıyla mümkün olur. Doğru yaklaşım ve uzman desteği ile beraber olumsuz durumların giderilmesi sağlanabilir.
Ancak kimi zaman yalan söyleme ile beraber iyileştirme adına doğru adımlar atılmadığı için çok daha büyük sorunlar kendini gösterebilir. Böylesi durumlarda çiftlerin zaman yitirmeden uzmanlardan ilişkilerini kurtarmak için gerekli desteği almalıdır.
Çift uyum ölçeği konusunda ilişkiler karmaşık ve çok yönlüdür. Ödüllendirici ve zorlayıcı olabilirler ve bir…
Çiftler arası ilişkilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi için geliştirilen prepare - enrıch değerlendirmesi evlilik öncesi,…
Kişilerin anksiyete, depresyon ve stres durumlarını ölçmek amacıyla kullanılan ölçeğe dass-21 ölçeği denir. Ölçek her…
Bir bireyin yaşamış olduğu depresyonun şiddetinin öğrenilmesi ve tedaviye ya da terapiye gereksinim olup olmadığının…
Kişinin ruh dünyasında yaşamış olduğu olumsuz durumlar, günlük yasam işleyişine yansıyabiliyor. Duyguların ifade edilmemesi, beynin…
Günümüz dünyasında depresyonun hiç olmadığı kadar ön planda olup insanları etkilemesi, PHQ-9 (hasta sağlık anketi)…