İlişkide Güven Ölçeği
Çiftlerin içerisinde yer aldıkları ilişkideki güven düzeyi, ilişkide güven testi kullanılarak değerlendirilebilir. Kullanılan ölçekler aracılığı ile çiftin arasında var olan bağın sağlamlığının yanı sıra ilişki istikrar, sadakat ve duygusal yakınlık konularında da gerekli bilgilerin elde edilmesi sağlanır.
İki kişi arasında karşılıklı şekilde güvenin gelişmesi ve bunun sürdürülebilmesi oldukça önemlidir. Bunun için bireylerin birbirilerine inancının ve güveninin inşa edilmiş olması gerekir. En genel tabiri ile güven; bir kişinin ilişkide olduğu kişiye sadık, destekleyici ve saygılı olacağı hakkında olumlu duygular hissetmesidir. Bunun yanı sıra partnerin karşısındaki kişiye fiziksel ve duygusal anlamda güvende hissettiriyor olması da yine aynı kavram içerisinde yer alır.
Çiftin birbirlerine karşı olan bağlarını çok daha iyi bir şekilde anlayabilmeleri ve ilişkilerini çok daha güçlü hale getirmeleri, aralarındaki güvenin ölçülmesi ile mümkün olur.
Güven olarak tanımlanan kavram, uzun süreli ve sağlıklı şekilde ilişkinin sürdürülebilmesi adına temel taşlardan bir tanesi olarak bilinir. Güvenin ölçülmesiyle beraber ilişkide varsa sorunlar tespit edilir, bireylerin zorluklarla başa çıkma yetenekleri ölçülür, bağlılık ve sadakat seviyeleri değerlendirilir.
Bir çiftin mevcut ilişkisindeki güven düzeyinin değerlendirilmesi ve ölçülmesi, ilişkide güven ölçeği ile mümkün olur. Kullanılan ölçek ile beraber çiftin arasında yer alan güven boyutuyla beraber duygusal güven, iletişim, sadakat, dürüstlük gibi unsurların ölçülmesi hedeflenir. Ölçek ile beraber çiftin birbirine duyduğu güven, sayısal bir ölçek ile değerlendirilmesi gerçekleştirilir.
Yapılacak değerlendirme sonucunda yalnızca bireylerin birbirlerine duyduğu güven seviyesiyle alakalı bilgiler elde edilmez. Aynı zamanda ilişki içerisindeki güçlüklerin ve güven eksikliklerinin belirlenmesi sağlanır. Böylece mevcuttaki eksiklerin giderilmesi adına daha etkili adımlar atılır.
Gerçekleştirilen ilişkide güven ölçeği çalışmasında, ilişkideki güven düzeyi incelenirken aynı zamanda güven eksikliklerinin belirlenmesi de sağlanır. Çalışmanın ilk aşamasında amaç belirlenmesi gerekir. Amaç ne kadar net şekilde belirlenirse, atılacak olan adımlar da o denli etkili sonuçları beraberinde getirir.
Çeşitli boyutlardan oluşan güven duygusunda bu boyutlarla alakalı değerlendirmeler yapılır. Güven ölçeği olarak yalnızca Likert ölçeği kullanılmaz. Bununla beraber açık uçlu ve davranışsal sorular da yine çiftlere sorularak yanıt aranır. Sonrasında toplanılan veriler analiz edilerek sonuçlar yorumlanır.
Kullanılan ilişki güven ölçekleri, ilişki içerisindeki güven düzeylerinin ölçülmesi adına farklı sorulardan meydana gelir.
Çalışma esnasında aşağıdaki unsurlardan yararlanılır;
Bu unsurlar sayesinde ilişkide bulunan güven farklı açılardan değerlendirilir. Yapılacak olan değerlendirme sonucunda da eğer varsa sorunların daha iyi şekilde ortaya çıkartılarak çözülmesi sağlanmış olur.
Günümüzde ilişki içerisindeki çiftler için güven konusunun önemi son derece büyük. Konu ile alakalı uzman eşliğinde atılacak olan adımlar sayesinde, çok daha sağlıklı şekilde ilişkinin sürdürülmesi mümkün hale gelir.
İlişki güven ölçeği, konu hakkında nasıl adımlar atması gerektiğini bilemeyen çiftlere aradıklarını en iyi şekilde vermeyi hedefler. Ölçek çalışması esnasında farklı konularla alakalı soruların cevaplanması talep edilir. Böylece hem ilişkinin mevcuttaki durumu hem de yaşanılan sorunlar konusunda gerekli adımların atılması sağlanır.t
Bir kişinin, partnerine duygusal anlamda açılabilmesi, hislerini paylaşabilmesi ve karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmesi adına karşısındakinden yeterli düzeyde güven hissini alması gerekir. Duygusal güven olarak tanımlanan kavram ise ilişkinin uzun süreli, sağlıklı ve tatmin edici olabilmesi için oldukça önemlidir.
Partnerin duygusal gereksinimlerine saygı göstermesi ve onu küçümseyici hissettirmesi, anlayışlı olması duygusal güven kavramı içerisinde yer alır. Aralarında duygusal güven olan çiftler; birbirlerine hislerini tam olarak açabilir, varsa kırgınlıklarını rahatlıkla ifade edebilir.
Bununla beraber ilişki içerisindeki zorluklarla başa çıkılması gereken durumlarda partnerler birbirlerine duygusal olarak çok daha bağlı kalırlar. Anlayış ve empatinin ön planda olduğu bu ilişki türünde çok daha anlamlı ve derin bağ kurulur.
Sağlıklı ve uzun süreli bir ilişki içerisinde olmak için çiftlerin farklı unsurlara dikkat etmesi gerekir. Güven ve sadakat da bu duygular arasında yer alıyor. Çiftin birbirine karşı duymakta olduğu güven, ilişkinin istikrarlı ve sağlıklı olmasına yardımcı olur. Güven içerisindeki çiftler, en zorlu durumlardan dahi daha sağlıklı şekilde çatışmalarını çözerek çıkmayı başarır.
Sadakat, partnerlerin birbirlerine karşı sadık kalma arzusunu ve bağlılıklarını ifade eder. Üstelik bu bağ yalnızca duygusal değil aynı zamanda fiziksel ve psikolojik olarak da var olur.
Bir ilişkinin uzun vadede başarılı olabilmesi adına sadakat duygusunun önemi oldukça büyüktür. Çünkü sadakat ile beraber karşılıklı saygı da ortaya çıkar. Partnerlerin birbirlerine sadık kalması da karşılıklı saygını yanında getirir.
Sağlıklı şekilde ilişkinin gelişmesi ve sürdürülebilmesi adına iki önemli unsur şüphesiz ki iletişim ve güvendir. Çünkü bu iki kavram birbirini besler ve ilişkinin temelleri ciddi anlamda güçlenir. Partnerlerin birbirlerine karşı duyduğu bağlılık ve inanç güven olarak tanımlanırken iletişim de güvenin ortaya çıkarak sürdürülmesini sağlar.
Partnerler birbirlerine güveniyorsa; ihtiyaçlarını, duygularını ve varsa beklentilerini akıllarında soru işareti olmadan paylaşabilirler. İyi şekilde iletişim kuran çiftlerin birbirlerine karşı güven inşa etmeleri çok daha kolay bir hale gelir. Bundaki temel etken ise gizlilik, duygusal mesafe ve yanlış anlaşılma gibi durumların söz konusu olmamasıdır.
Bireylerin geçmişte yaşamış oldukları ilişkiler, şimdiki güven algılarını ve ilişki dinamiklerini ciddi oranda etkiler. Geçmişte yaşanan deneyimler sonucunda kişinin güven duygusu şekillenir. Bunun sonucunda da şimdiki ilişkisindeki güven seviyesi bundan ciddi anlamda etkilenir.
Özellikle de geçmişte yaşanmış olan kötü deneyimlerin sonrasında kişinin yaşamış olduğu travma, yeni ilişkisinde partnerine karşı duyacağı güveni ciddi anlamda zedeler. Çünkü tekrardan aynı sorunlar ile karşı karşıya kalmaktan korkar.
Partnerine karşı duvar ören kişi aynı zamanda güven duymaktan da ciddi düzeyde zorlanır. Kontrol edici bir tavra sahip olan kişi, partnerini manipülasyon etmeye çok daha yatkın bir duruma gelirler.
Çeşitli sorunlardan ötürü ilişkilerde güven sorunu kendini gösterir. Bu durumda ilişkideki duygusal bağlar zayıflar ve sıklıkla çatışmalar ortaya çıkmaya başlar. Güven azalmasının hissedilmesi halinde atılacak en doğru adım şüphesiz ki uzman desteği almak olur.
Çünkü uzman sayesinde iki taraf da yaşadığı sorunları paylaşarak bunlar için somut adımların atılması adına ciddi yol kat ederler. Güven duygusunun tekrardan artırılması adına mutlaka dürüst ve açık şekilde iletişim kurulması gerekir.
Güven kaybı bir günde oluşmadığı için yeniden inşa edilmesi için de zamana ihtiyaç duyulduğunun farkında olunmalıdır. Bu zaman zarfında geçmiş geride bırakılmalı ve verilen sözlere bağlı olunmalıdır. Çözüm odaklı bir yaklaşıma sahip olmak, sorunların saygılı şekilde çözülebilmesine yardımcı olur. Bu da çiftin güven odaklı bir ilişki içerisinde olmasını sağlar.
Çift uyum ölçeği konusunda ilişkiler karmaşık ve çok yönlüdür. Ödüllendirici ve zorlayıcı olabilirler ve bir…
Çiftler arası ilişkilerin değerlendirilmesi ve analiz edilmesi için geliştirilen prepare - enrıch değerlendirmesi evlilik öncesi,…
Kişilerin anksiyete, depresyon ve stres durumlarını ölçmek amacıyla kullanılan ölçeğe dass-21 ölçeği denir. Ölçek her…
Bir bireyin yaşamış olduğu depresyonun şiddetinin öğrenilmesi ve tedaviye ya da terapiye gereksinim olup olmadığının…
Kişinin ruh dünyasında yaşamış olduğu olumsuz durumlar, günlük yasam işleyişine yansıyabiliyor. Duyguların ifade edilmemesi, beynin…
Günümüz dünyasında depresyonun hiç olmadığı kadar ön planda olup insanları etkilemesi, PHQ-9 (hasta sağlık anketi)…