Yalnızlık: Yalnız Hissediyorum

Yalnızlık, birçok şarkıya konu olan duygu… Kendimizi bazen, kimilerimizin ise sık sık içinde hissettiğimiz bir durumdur. Yalnızlık kişinin arzuladığı sosyallik ile gerçekte yaşadığı sosyal deneyimler arasında tutarsızlık olması durumda hissedilen sıkıntı ve rahatsızlık halidir. Kişi, çevresinde insanlar olsa da, bir evlilik içinde olsa da kendini derin bir yalnızlık içinde hissedebilir. Yalnız mıyım, nerden anlarım?

Yalnızlık iyidir ya da kötüdür diye genel geçer bir yargıda bulunamayız. Bu noktada önemli olan kişinin yalnızlığının değerlendirilmesidir. Yani yalnızlık bazen bir dinlenme, yaratıcılık, kendine ayrılan bir süre olabilmekle beraber bazen ise sosyal bağlantı sayısı azlığı ve kalitesizliği anlamına da gelmektedir. İkinci durum yalnızlığın zararlı olduğu bir durumdur. Zira uzun süreli yalnızlık kişilerin psikolojik sağlığı için ciddi tehditler oluşturmaktadır. Kendinizin yalnız olduğunu değerlendirebilmeniz için şu soruların yanıtlarını düşünebilirsiniz:

  • Kendinizi yakın hissettiğiniz insanlar var mı?
  • Sosyal ilişkileriniz yüzeysel midir?
  • Sizi gerçekten tanıyan ve anlayan birileri var mı?
  • Kendinizi diğer insanlardan soyutlanmış hissediyor musunuz?
  • Derdinizi anlatabileceğiniz insanlar var mı?
  • Kendinizi çevrenizdeki insanlarla uyum içinde hissediyor musunuz?

Yalnızlığın zararları nelerdir?

Yalnızlık, psikolojik sorunlar ile ilişkilidir örneğin depresyon ile. Yalnız insanların Alzheimer hastalığına yakalanma riskinin de iki kat fazla olduğu bilinmekte. Yalnızlık durumuyla birlikte stres hormonu artmakta ve uyuyamama, bağışıklığın zayıflaması gibi olumsuz fizyolojik tepkiler tetiklenebilmektedir. Çünkü insanlar olarak sosyal varlıklarız, birbirimizle kuracağımız ilişkilere ihtiyacımız vardır.

Yalnızlıktan ölünür mü?

Yalnız hissetmekten ölünür diyemesek de yalnız insanların daha yüksek ölüm oranlarına ve belirli hastalıklara daha çok sahip olduğu bulguları, kronik yalnızlık durumunun; ölüm riskini artırmada rol oynayabildiğini düşündürmektedir.

Kimler daha yalnızdır?

Yaş grupları açısından incelendiğinde özellikle ergenlerin ve yaşlıların yalnızlık yaşama ihtimali daha fazladır.

Yalnızlığın çözümü nedir?

Yaşadığınız yalnızlığın bir sorun olduğu kanaatine vardıysanız, yalnızlık hakkında bir süre düşünün lütfen. Yalnızlık, onu seçtiğinize göre size birtakım faydalar sağlıyor olabilir mi? Yalnız olmak sizin hangi ihtiyacınızı karşılıyor olabilir? Yalnız olmakla ne kazanıyorsunuz? Yani demek istiyorum ki yalnız olmakla bir çıkarınız olabilir, ne dersiniz? Bu sorular ile yalnızlığınızın sebebini anlayabilirsiniz belki de.

Başka bir sorabileceğiniz soru: sosyal ortamlarda nasıl hissettiğiniz olabilir. Sosyal ortamlarda kendinizi gözlemleyin. Oradaki hangi duygudan kaçmak için yalnızlığı tercih ediyor olabilirsiniz?

Bunlarla beraber yaşadığınız psikiyatrik sorunların bir belirtisi olarak da yalnızlık sorunu yaşıyor olabilirsiniz; depresyon, sosyal anksiyete gibi… Böyle bir durumda bir psikiyatristten yardım alınması gerekmektedir.

Başka bir sebep de sosyal ilişki becerilerinizin yetersiz olması olabilir. Ne mutlu ki sosyal beceriler terapi yardımıyla geliştirilebilmektedir.

Yalnızlık sorununuzu aşmanız için yapabileceğiniz en iyi şey terapi yardımı olacaktır. Çünkü terapiye katılmakla bile kendinizi bir sosyal ilişki içine sokuyorsunuz: terapist- danışan ilişkisi. Yalnızlığa, sosyal ilişkilere dair neler yaşıyorsanız bunları bir terapi ilişkisinde ele alabilirsiniz. Bir uzman ile birlikte yalnızlığınızı çözmek için adım atmak istiyorsanız Terapi Koltuğu uzmanlarıyla online görüşmeler gerçekleştirebilirsiniz.

index.bg4

index.bg8

Psikolojik Danışman Selin Topuz

Yıldız Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü 2021 yılında, yüksek onur derecesiyle bitirdim. Objektif çocuk testleri uygulayıcısı eğitimi aldım. Şu an İstanbul Üniversitesi’nde AUZEF kapsamında Sosyoloji öğrenimimi sürdürmekteyim.