Fomo ile Alışveriş Çılgınlığına Doğru

Fomo ile Alışveriş Çılgınlığına Doğru

Sosyal medya kullanan herkes son günlerde “Black Friday İndirimleri!”, “Efsane Cuma fırsatlarını kaçırma!” haberlerini görüyorlardır. Peki bu indirim haberleri sizin de bir şey almanız gerektiği hissine kapılmanıza yol açıyor mu? Sosyal medya hesaplarımızda takip ettiğimiz fenomenler yaptıkları alışverişleri ve indirim haberlerini paylaştıkça “Herkes bir şeyler alıyor, alışveriş yapıyor” düşüncesi zihinlerimize hakim olmaya başladı. Pandemide yaygınlaşan internetten alışveriş de her şeyi kolaylaştırdı ve evimize kargo gelmesi günlük rutinimize girebiliyor. Peki yapılan alışverişler hangi ihtiyacımızı karşılıyor; mesela gerçekten kıyafetimiz olmadığı için mi alıyoruz yoksa eksik kalma hissini mi öteliyoruz?

Sosyal medyayı parçası olduğumuz topluluk ile iletişimde olma, bilgi edinme ve paylaşma, eğlenme, kendini ifade etme gibi ihtiyaçları gidermek için kullanıyoruz. Tüm bunlarla birlikte aslında artık hayatı yakalamak ve hayatın içinde olmak anlamına geliyor sosyal medya. Yapılan bir çalışmada gençlerin dörtte üçünün yakınlarının hayatını merak ettikleri, neler yaptıklarını ve gündemdekileri kaçırmaktan korktukları ve sosyal medyayı sık sık kontrol ettikleri görülmüştür. İşte bu durumun adı FoMO (Fear of Missing Out)’dur. FoMO bu tedirginliğin yanında başkalarının kendinden daha tatmin edici deneyimler yaşadığını düşünmeyi de içeriyor. Kişinin anda yaşadığı deneyimden keyif almasını engelleyen FoMO, kaçırıldığı düşünülen deneyimden alınması beklenen zevki ise artırıyor.

Sosyal medya kullanmak ne yazık ki böyle bir korkuyu beraberinde getirdi. Pazarlamacılar da sosyal medya kullanan insanın bu fırsatları kaçırma korkusunu biliyor ve de tetikliyor. Bunu “yetersizlik ve eksiklik algısı” oluşturarak yapıyorlar. Anlaşmalı olunan ve reklam yapan influencerların aldıkları ürünleri paylaşmaları aracılığıyla gerçekleşebiliyor bu durum çokça. Bu paylaşımları gören kişi başkalarıyla kendi yaşamını kıyaslıyor ve “Benim onlardan neyim eksik?” düşüncesiyle alışverişe yöneliyor. Bunun yanı sıra “Sakın kaçırma!”, “Kaçırılmayacak fırsat!” şeklindeki reklam mesajları da kişilerin kaçırırsa eksik hissetmesine yönelik yazılmış cümlelerdir. Ve yetersiz kalma hissi sanki bir ürün/hizmetle giderilebilirmiş algısını yerleştiriyor.

“Acele edin!”, “Stoklar tükeniyor!”, “Sınırlı bir süre için geçerlidir”, “Stokta sadece 1 adet kaldı!”… Bu mesajlara da hepimiz aşinayızdır. Bunun adı ise “kıtlık algısı”. Başkalarının alışveriş deneyimlerini görmek ya da bu mesajlarla bunu hissetmek, kişi için alışveriş deneyimini kaçırma korkusuna yol açıyor. Sanki en iyi ürünler başkaları tarafından alınacak, en iyi deneyimleri başkaları yaşayacak, kişi bunları kaçıracakmış gibi hissedebiliyor. Bu da beraberinde alışveriş çılgınlığına dönüşüyor. Kıtlık algısının içgüdüsel alımı tetiklemesiyle yaşanan bir alışveriş çılgınlığı bu…

FoMO ile insanlar ihtiyaçlarını şaşırıyor, satın alması gereken yeni ürün/hizmetlerin ne olduğuna yönelik kararını başkalarına bakarak gerçekleştiriyor ve plansız alımlar yapıyor. Bu da durdurulamayan bir alışveriş bağımlılığına dönebiliyor. Bundan sonra alışveriş yaparken FoMO etkisinde olup olmadığımızı düşünmek faydalı olacaktır. Hep bir şeylerin eksik olduğunu düşünmenizi sağlayan mesajlara karşı dikkatli olun 😊 FoMO ya da alışveriş bağımlılığınız varsa bu sorunları çözmek için Terapi Koltuğu™ uzmanlarından yardım alabileceğinizi de hatırlatayım. Bilinçli alışverişler…